üçüncü göz

Üçüncü Göz Çakrası Hakkında En Kapsamlı Bilgiler–Neden Tıkanır?|Nasıl Açılır? 5

Üçüncü Göz Çakrası Kartı

üçüncü göz

Çakra      : Üçüncü Göz Çakrası ( Alın Çakrası )
Rengi      : İndigo ( Mavi ile Mor arasındaki renk skalası )
Element : Ateş
Mantra   : OM ( AUM )
Nota        : La
Eterik Yağlar : Lavanta,Gül, Sandal, Sedir Ağacı
Şifalı Taş         : Ametist, Safir, Lapis


Üçüncü Göz Çakrası Hakkında Genel Bilgiler

Üçüncü göz çakrası altıncı çakramızdır. Ajna veya Alın çakrası olarak da isimlendirilir. İki gözümüzün tam ortasında veya bir parmak kadar yukarısında bulunur. Civit mavisi renginde diğer boyutlarla iletişim kurmamıza aracılık eden antenimiz, üçüncü gözümüz,  sezgi merkezimizdir. 

Dışa dönük beş duyumuz olduğu gibi bunlara denk gelen içe dönükte üçüncü gözümüz vardır.Üçüncü gözümüzün açılmasıyla duyular ötesi algılarımız açığa çıkar. Zaman ve mekana bağlılığımız ortadan bir derece kalkar ve telapati, astral seyahat, tayy-i mekan, tayy-i zaman gibi açılımlarla hayata çok farklı bir açıdan bakma olanağını yaşarız.

Genellikle beş duyumuzu kullanıyoruz. Anne karnındayken bile; dokunma hissi, tat almak, kalp atış sesini duymak, dışarıdaki sesleri duymak gibi beş duyumuzla algıladığımız şeyler deneyimlemeye başladık. O kadar alıştık ki buna artık duyduğumuz, tattığımız, kokladığımız, dokunduğumuz ve gördüğümüz şeylere çok güveniyoruz. Yaşamda duyu deneyimleri tabii ki çok gerekli olmakla birlikte farkındalıklarımız konusunda ise bizi oldukça kısıtlayabilir.

Bilimin gösterdiği veriler ışığında, modern bilimden önce insanlık çevreye karşı beş duyudan çok daha duyarlı bir şeye, içgüdülerine güvenmek zorundaydı. Tıpkı balıkların binlerce kilometrelik göç yollarını bulmaları, kuşların yönlerini bulmaları, karıncaların depremi önceden farketmeleri ve sincapların ne zaman yemek toplamaları gerektiğini bilmeleri gibi. İnsanlarında en az bunlar kadar sezgileri vardır. Biz sezgilerimize güvenimizi kaybettiğimiz kadar, onu duyumsamayı da unuttuk.

Sezgilerimize Güvenmek

Aslında sezgilerimizi güçlendirmenin çeşitli yolları vardır ve biz tamamen onları kaybetmedik. Hatta yaptığımız bazı hareketlere sezgilerimizin yön verdiğini biliyoruz. Örneğin; yeni bir kişiyle tanıştınız. Giyimi, görünüşü, duruşu gayet güzel ama içinizde bir şüphe var ve o kişiyi bir şekilde itici buluyorsunuz, ve bir şekilde beraber olmak hoşunuza gitmiyor.

Veya dolaptan bir yiyecek aldınız, kokusu size tuhaf geldi fakat son kullanma tarihine baktığınızda daha geçmesine çok olduğunu görüyorsunuz ve etrafınıza sorma gereği hissediyorsunuz: ” sence de bu bozulmuş mu? ” . İçinizdeki şüpheye kulak veriyor ve midenizin bozulmasından kurtuluyorsunuz.

Çoğu zaman bir şeyi beş duyumuzla algılamadığımızda onu görmezden geliriz. Fakat iyi bir haberim var: Sezgilerimize tekrar güvenmeyi öğrenebiliriz. Böylece sezgilerimize güvenerek daha doğru kararlar alabiliriz. Bunu ufak farkındalıklarla geliştirebiliz. Sezgilerinizin gerçek olduğu zamanları not alırsanız, zaman içerisinde sezgilerinize daha çok güvenmeniz gerektiğini bilinç altınıza da yavaş yavaş aşılamış olursunuz.

Üçüncü göz çakramız doğduğumuzda açıktır. Hatta 7 yaşlarına kadar açık kaldığı söylerinir. Çoğu zaman bir bebeğin annesi eve yaklaştığında daha çok ağladığı veya sevinme tepkileri verdiği gözlemlenmiştir. Peki bebek bunu nasıl algılıyor. İşte burada üçüncü göz devreye giriyor. Çünkü onlar henüz beş duyuya bağımlı kalmaktan ötede içgüdüleriyle hareket etmekte ve önlerinde onlara güvenmemek için herhangi bir engel bulunmamakta.

Çocuklar başka boyutlara ait varlıkları görmede daha başarılıdırlar. Sizleri korkutmak istemem ama pek çok ayinde, ruh veya cin çağırma seanslarında iletişim kurabilmesi için yanlarında 7 yaşlarını geçmemiş bir çocuk bulundurulması istenir. İnancımız gereği bu tür varlıkların olduğunu biliyoruz fakat çoğu kişi bunları göremiyor. Üçüncü gözü açık kişilerin ise ( örneğin en çok bilinen medyumlar ) bu varlıklar görülebiliyor veya farkedilebiliyorlar.

Bu üçüncü gözü açık kişilerin sürekli böyle şeyler göreceği anlamına gelmez. Gözünüzü nasıl kapatabiliyorsanız üçüncü gözünüzüde hakimiyet sağlamayı öğrendikten sonra aynı şekilde kapatmanız mümkündür. Fakat artık çok iyi biliyorsunuz ki siz görmesenizde farklı boyutlarda yaşayan canlılar mevcut. Bunun için üçüncü gözün birden açılması tavsiye edilmediği gibi kişinin sağlığı için diğer çakralarıyla birlikte dengeli bir şekilde açılması gerekir.

Reiki Seanslarıyla Üçüncü Gözü Açmak

Reiki seanslarında çakraların açıldığı söylenir ve bu doğrudur da. Fakat gelişmiş sistemlerde seviyelerin olduğunu görürsünüz. Bunun nedeni çakraların bir kerede açılmasının mümkün olmaması değildir. Bu seviyeler kişinin içinde bulunduğu konuma alışması için gerekli olduğundan basamak olarak konulmuştur. Yani bir kişinin üçüncü gözünün birden açılması mümkündür.

Düşünün Usui Master’ın bir seferde tüm reiki sisteminin uyumlamasını aldığı ve sistemin masterı olduğu anlatılır. Demek ki seviyelere gerek kalmadan tek seferde çakraların açılması mümkündür. Fakat bu herkesin kaldırabileceği birşey değildir. Hatta çok az kişi bunun üstesinden gelebilir. Bu sebeple hemen üçüncü gözün açılmasını isteyen kişiler çeşitli yöntemlerle bunu yapabilseler bile bu hiç önerilmez. Bunun tüm çakralarımız dengeye geldiğinde ve zamanla ufak çalışmalarla, doğal akışında olması en doğrusudur.

Reiki seviyeleri arasında beklememiz gerekmesinin bir nedeni de budur. Bulunduğumuz enerji seviyesine vücudumuzun uyum sağlaması için… Fakat kişi kendisini hazır hissettiğinde veya masterı onay verdiğinde standart süreyi beklemek için bir neden yoktur. Bu konuda söylenecek çok şey olsada konuyu bölmemek için bu kadar söyleyip daha sonraki bir yazımıza bırakalım ayrıntıları.

üçüncü göz

Üçüncü Göz Çakramız Neden Tıkanır ?

Çakralarımızın tıkanması yalnızca duygusal nedenlere bağlı değildir. Bunun fiziksel sebeplerle olması da mümkündür. Üçüncü göz çakramız bebeklikten itibaren gelen beş duyumuza güvenmeyi öğrenip sezgilerimizi yavaş yavaş unutmamızla tıkanıklık göstermiş olsada bunun bazı fiziksel nedenleri de vardır :

Üçüncü Göz, iki kaşımızın arasında ve beynimizin ortalarında yer alan epifiz beziyle oldukça fazla alakalıdır. Epifiz bezine vücudumuzun sezgisel anteni diyebiliriz. Epifiz bezimiz çocukken aktif ve büyük olduğu halde yaşımız ilerledikçe bazı nedenlerden dolayı kireçlenir ve küçülür. Şimdi bunun nedenlerini sıralayalım :

 #  Klorlu Su : Bugün klorlu suyun epifiz beziminiz üzerinde kreç tabakası oluşturduğunu gösteriyor. Epimiz bezimiz içilen sudaki kloru adeta bir mıknatıs gibi çekiyor ve burada zamanla biriken ve taşlaşan klor üçüncü gözümüzü açılması çok zor bir şekilde tıkamış oluyor. 2.Dünya savaşı sırasında bulunduğu söylenen bu etki , kişilerin sezgilerinden yoksun kalıp adeta robot gibi kolayca emirlere itaat etmesi için onlara klorlu su verilmesi şeklinde uygulandığı yönünde söylenir.

 #  Florit  : Bugün hangi etkiyi sağlamak için hemen hemen tüm diş macunlarında kullanıldığını bildiğimiz florit zaman içinde sürekli kullanımla epifiz bezinde kreçlenmeye yok açar. Böylece görme alanı kapanır yada görüşü kısıtlanır. İçerisinde florit olmayan bazı diş macunları da piyasada vardır. Bunların kullanılması önerilir.

 #  Çeşitli Frekanslar : Çeşitli frekanslar tüm vücudumuzu etkilediği gibi epifiz bezimizi etkileyen ses frekansları da vardır. Bunlar bazı müzik türlerinde üçüncü gözü açık olmayan kişilerin farkedemeyeceği şekilde var olabilir ve zaman içerisinde sezgilerimizin daha da körelmesi için etki eder. Üçüncü gözü açık kişiler bunu alınlarındaki veya başlarının içerisindeki yoğun rahatsızlıktan hemen anlarlar. Özellikle hard rock veya metal müzik türü dediğimiz türden şarkıların içerisinde duyulan frekans türleri olabilirler.

Dinlediğimiz şeylerin öneminin farkında olalım. Bugün bozuk bir içeceği nasıl içmiyorsak bozuk ve bize ters etkisi olacak seslerden, kokulardan herşeyden uzak durmaya çalışalım. Kötü kelimeler, çirkin sesler, rahatsız ve kötü sözleri barındıran müziklerin yaydığı şeytani frekanslardan uzak durmaya çalışalım.

 #  Işık : Epifiz bezimiz gece saat 11 civarında çalışmaya başlar ve en yoğun çalıştığı vakitler gece saatleridir. Işıktan son derece etkilenen epifiz bezimizin çalışması için zifiri karanlık bir ortama ihtiyaç duyulur. Bu da gece uyurken karanlık bir odada uyumamız gerektiğini gösteriyor. Epifiz bezi o kadar duyarlıdır ki, gecenin zifiri karanlığında ayağımıza vuran bir ışık ışınını bile farkedebilir. Bunun için uyurken ışığın kapalı olması üçüncü gözümüzün açılması için önemlidir. ( Benim kişisel önerim mum ışığı gibi doğal ve loş bir ortam olmasıdır. Fener veya gece lambası gibi yapay şeylerden uzak durulması iyidir. En azından bu çakrayla ilgili çalışmalar yaparken buna dikkat edilmesi gerekir. Bununla birlikte bazı özel çalışmalarda zifiri karanlık gerekir.)

 #  Yiyecekler : Asitli ürünlerin kullanımının üçüncü göze olumsuz etki ettiğini sezgileri kuvvetli kişiler farkedebilirler. Bunun yanında şekerin de olumsuz etkisi olduğu söylenir fakat normal kullanımda ben bir etkisini göremediğimden dolayı şu an itibariyle bu konuda birşey diyemeyeceğim. Ayrıca margarinin de aynı etkiye sahip olduğu söyleniyor ki margarin ve margarin barındıran ürünlerden yıllardır uzak durduğum için bu konudaki deneyimlerimizi söyleyemeyeceğim.

Üçüncü Gözün Açılması İçin Teknikler

Üçüncü göz nasıl açılır konusuna geçmeden önce bilmemiz gereken birkaç bilgiyi aşağıda hap halinde sıraladım :

 #  Üçüncü göz kapanması diye bir şey yoktur. Tıkanması veya dengesiz çalışması söz konusudur. Aynı durum tüm çakralarımız için geçerlidir.

 #  Üçüncü çakra çalışmalarında derin düşünme hali yani tefekkür veya meditasyon gereklidir. Hayal gücünüzü de aktif hale getirmelisiniz.

 #  Bu çakra ile yapılan çalışmaların herhangi bir dinle ilgisi yoktur. Bu nedenle üçüncü gözü açık kişilerin veya medyum gibi kişiler her dine mensup insanlar arasında vardır. Neye inandığınızın veya inanmadığınızın pek önemi yoktur.

 #  Bu çakrayı tek başına açmaya (genişletmeye) çalışmak yerine tüm çakraların dengeli şekilde genişletilmesi dengeli bir gelişim için gereklidir.

 #  Üçüncü gözün açık olması sadece çeşitli varlıklar görmek, psişik şeyler yaşamakla ilgili değildir. Bunlar üçüncü göz yeterince genişleyince kendiliğinden olan şeylerdir. Hoşgörü, sevgi, anlayış ve affetme veya yanlışı görmeme gibi diğer çakraları ilgilendiren konularda yeterince olgunlaştığınızda zaten üçüncü göz çakranız da kendiliğinden açılabilir ve en doğal fakat uzun süren yol da budur.

 #  Sadece bu çakraya özel yoğunlaşılıp çeşitli çalışmalar yapılacaksa ve tecrübe sahibi değilseniz, çalışmalar her ne kadar bireysel yapılsa da, zamanla hissedilen farklılıklar veya duyumlar hakkında bir tecrübe sahibine veya bu konuda kendini geliştirmiş bir mastera danışılması daha doğru olur.

Üçüncü Göz Nasıl Açılır 

Bir bütün halinde bu konuda söylenecek çok şey olmasına rağmen birkaç başlık altında toplamaya çalışalım:

Nefes Çalışma Tekniği

Günde onar dakikalık nefes çalışması yapabiliriz. Açık ve temiz havada derin nefes alırken en önce karnımız sonra göğsümüz daha sonrada omuzlarımı havayla doldurduğumuzu düşünerek derin ve sakin bir şekilde nefes alıp birkaç saniye tuttuktan sonra yavaşca nefesimizi dışarı veriyoruz. Bu şekilde nefes alırken saf temiz indigo rengi ışığın alın çakramızdan girdiğini ve koyu renkli olumsuz enerjinin nefes verirken dışarı çıktığını imajine ediyoruz. Bu şekilde zaman içerisinde üçüncü göz çakramızdaki ufak hissiyatları hissetmeye başlayacaksınızdır.

Güneş Enerjisinden Faydalanma

Epifiz bezinin çalışması için gündüz güneş ışığı ve gece ise karanlık önemlidir. Doğal dengenin bozulmaması için gece geç saatlere kadar ışığa maruz kalınmamalıdır. Gündüz seratonin, gece de melatonin salgıları üretilir. Bu iki hormonunda epifiz bezine etkisi vardır. Gündüz yeterince güneş ışığının vücudumuza nüfus etmesi gecede karanlık epifiz bezimizin dolayısıyla üçüncü gözümüzün dengesi için önemlidir.

Hayal Etme Tekniği

Herhangi bir nesneye gözlerimizi kırpmadan 2 dakika kadar baktıktan sonra gözlerimizi kapatıp o nesneyi hayal ederek gözümüzün önüne ayrıntılarına kadar getirmeye çalışıyoruz. Bu şekilde çalışmalara devam ettikçe daha çok ayrıntı göreceğinizi fark edeceksiniz. Epifiz bezinin kireçlenmiş olması çalışmaların yavaş ilerlemesine neden olabileceği için çalışmaların sürekliliği önemlidir ve hemen vazgeçilmemesi gerekir. Acele etmeyin.

Üçüncü Gözle Bakma Tekniği

Bir yere bakarken sanki üçüncü gözümüzle de bakıyormuş gibi yapmak epifiz bezinin harekete geçmesiniz sağlar. Aslında siz farkında olmasanızda zaten üçüncü gözünüzle de görüyorsunuz.

Ses Terapileri

Çeşitli ses frekanslarıyla epifiz bezini hareketlendirebilirsiniz. Bunun için internette çeşitli müzikler olduğu gibi ben size tibet çanaklarını tavsiye ederim. Ne olduğunu bilmediğiniz ve emin olmadığınız sesleri üçüncü gözüm açılsın diye dinlemeyiniz. Bunların size faydası olabileceği gibi zararıda dokunabilir. Çok uzun süre bu seslere maruz kalmamanız şartıyla düzenli olarak tibet çanaklarından üçüncü göze denk gelen La notasının frekansını çıkaran ses terapisi dinlenebilir.

Meditasyonlar

Sakinleşin ve Derin derin diyafram nefesi alıp vermeye başlayın. Dikkatiniz sürekli alnınızın ortasında üçüncü göz çakranızda olsun. Bir süre nefes alıp sakinleştikten sonra üçüncü gözünüzün önünde indigo renginde bir girdap hayal edin. Bu bir enerji girdabı … Mavi ve sizi pozitif enerjiler getiren bir hava döngüsü. Şimdi kendi kendinize şunu söyleyin ” Şimdi herşeyin iç yüzünü görüyorum ” . ve sakinleşip aklınıza gelen düşüncelere müdahale etmeden sadece izleyin. 20 dk kadar meditasyona devam edin. Odaklandığınız konuda içinize doğan sezgilerin farkına varın.

Yoga

Yoga anlayışı yüzyıllardır ruh ile bedenin bağlantı noktası olarak tanımlanan üçüncü gözle bağlantı kurabilmek için epifiz bezini harekete geçirmek gerektiğini söyler. Bu özel ve uzun bir alan olduğundan ilgilenenlerin ayrıca araştırması gereken çok çeşitli yöntemler içeren farklı yoga teknikleri mevcuttur.

Yapmamamız Gerekenler

Kalitesiz Su İçmek: Florit, Klor içerek sulardan uzak durulması tavsiye ediliyor. Klor epifiz bezinin kireçlenmesine sebebiyet verdiği için musluk suları içmek yerine doğal kaynak suyu içilmesi gerekiyor. Kaliteli su içmek ömrü uzatır diye bir söz vardır. Son yapılan araştırmalara göre epifiz bezi büyük olan genç bir fareden alınan epifiz, bu bezi küçük olan yaşlı fareye nakledildiğinde farenin yaşam süresi uzadığı görülmüştür. Epifiz bezinin sağlıklı olması içtiğimiz suyun kalitesiylede çok ilgilidir.

Ağır Metal İçeren Yiyecekler Yemek : Büyük balıkların çoğunluğu daha çok ağır metal içermektedir. Deniz dibine yakın yaşayan canlılar karides, midye ve istakoz gibi canlıları çok tüketmekten uzak durmalıyız. Genel olarak balık tüketiminin epifiz bezine iyi gelmediği söylenmekle beraber kişniş kullanımının vücudumuzdaki ağır metalleri atmakta faydalı olduğu söylenmektedir.

Alkol ve Tütün Tüketmek : Alkol ve tütün tüketiminden uzak kalınması epifiz bezine olumlu katkıları olacaktır.

Kafein ve Asitli İçecekler : Kafeini çok tüketmek ve sürekli asitli içecek içmek pineal beze yani epifiz bezimize olumsuz etki edecektir.

Bitki ilaçları : Yediğimiz yiyeceklerin korunması veya böceklenmemesi için ürünler yetiştirilirken çeşitli tarım ilaçları kullanılabiliyor. Bu ilaçların vereceği zararlardan korunmamız için yiyeceğimiz besinlerin organik olması, değilse de iyice temizlendikten sonra yenilmesi gerekir. (Sirkeyle temizlemek güzel bir fikir olabilir)

Epifiz Bezi Kireçlenmesini Açmak

Epifiz bezinin kireçlenmesinin önüne geçmek için,

  • Organik elma sirkesinden bir kaşık kadar bir bardak suya koyup sabah ve akşam içebiliz. Çok etkili bir temizleyicidir.
  • Florürü ve kloru günlük hayatımızdan uzak tutmaya çalışmalıyız. Musluk suları yerine kaliteli kaynak suyu kullanmalıyız. Mümkünse doğal ortamından kendimiz depolamalıyız ve depolarken toprak testi veya bunu bulamıyorsak ancak o zaman cam şişelerde depolamalıyız.
  • Lavanta ve gül esansı koklamak epifiz bezin aktif olmasına neden olarak kireçlenmenin çözülmesine yardımcı olabilir. Günümüzde kokuların belli frekansları olduğunu biliyoruz. Gül ve lavanta kokusunun enerjisinden yararlanabiliriz.
  • Doğal limon suyunu suyla karıştırarak sabahları aç karnına 21 gün içmek epifiz bezindeki kireçlenmelerin giderilmesine yardımcı olacaktır. Limon suyunun aşırı derecede tüketilmesinden kaçınmak gerekir. Tansiyon problemlerine sebep olabilir.
  • Et, balık ve tavuk tüketimini azaltmak pineal bezin sağlığı için etkilidir
  • İyot bakımından zengin gıdaların yenilmesi faydalıdır. İyot vücudumuzdaki floritin atılmasına yardımcı olduğundan iyot içeren muz,taze fasulye, yapraklı sebzelerin tüketilmesi iyidir.
  • Sarımsak iyi bir kireç sökücüdür. Yemeklere sarımsak ekleyerek yiyebilirsiniz.
  • Buğday Çimi ve deniz yosunu epifiz bezinin etkinliği için faydalıdır.
NOT
Bahsi geçen konular görecelidir ve olumlu etkisi kesin olarak kanıtlanmış değildir. Bununla birlikte doğru olarak yapılmadan sağlığa zararı bile dokunabilir. Sağlıkla ilgili konularda mutlaka önce doktorunuza başvurun.
Üçüncü Göz Çakrası Durumları

      +   Üçüncü Göz çakrasının az çalışması  durumunda; sorumluluk almaktan korkan, dar bakışlı ve sabit fikirli, düzensiz, çekingen, başkalarının hislerine karşı aşırı derecede hassas olma durumları görülebilir ayrıca İmajine etme yetenekleri düşük olabilirler.

     +   Üçüncü Göz çakrasının çok çalışması  durumunda ise; Kişi aşırı otoriter olabilir. Fiziksel dünyadan kopmalar görülebilir. Kişi kendini bu dünyadan çekip sürekli manevi bir ortamda bulunma isteğiyle dolup taşabilir. Her düşüncesi , aklı fikri maneviyatla ilgili ve dünyadan uzak bir yaşamı tercih edebilirler. Bu bazı dönemlerde iyi olabileceği gibi herşeyin dengede olması normal insanlar için daha iyi bir seçenek olabilir.

     +   Üçüncü Göz çakramızın dengesizliğinde ;  duygusal dengesizliklerle de uğraşmak durumunda kalırız. Zaman zaman dünya, zaman zamansa sadece manevi alemlerle ilgilenmeye başlarız. Maneviyat ve dünya arasındaki dengeyi kurmakta zorlanırız.

     +   Üçüncü Göz çakramız dengeli çalıştığında;  kişi dengeli bir duygusal yaşama sahiptir. Bu çakrası aktif olan kişiler; manevi değerlere önem verirken maddi dünyayı da unutmazlar. İyi insan olmanın sadece görünmeyen manevi bağlara bağlı olduğundan çok dünya ve iç dünyadaki dengeyi sağlamayı başarmak olduğunu anlamış insanlardır. Maddi şeylere bağımlı olmadıkları gibi gerektiğinde kullanmayı bilir, manevi değerleri de göz ardı etmezler. Tam bir denge içerisindedirler.

Kısaca Üçüncü Göz Çakrası Neden Tıkanır ?

Üçüncü göz çakrası da diğer çakralarımız gibi doğuştan açık ve dengeli olarak aktif haldedir. Zamanla sezgilerimiz yerine beş duyumuza daha fazla önem vermemiz ve sezgilerimizi unutmamızdan dolayı bu çakramızda tıkanıklıklar olabilir.

Kısaca Üçüncü Göz Çakrası Nasıl Açılır ?

Çakraların açılması için çok çeşitli yöntemler vardır. Daha sonra ayrıntılı olarak blogta bu konuda yazı yazacağım için şimdilik sadece bir kaç yöntemden bahsetmek istiyorum.

Tüm çakralarımız gibi üçüncü göz çakramızda doğuştan denge halindeydi. Reiki çalışmalarıyla ve uyumlama ile tekrar açılabileceği gibi reiki bilmeyenler için bir kaç yöntem sıralayacağım : :

 #   Ses Terapisi : Seslerin yaydığı frekanslar farkında olmasak bile vücudumuzu etkilerler. Bu çakranın mantrası OHM‘dur. Bu sesi yüksek sesle ve uzatarak, titreşimleri alın çakranızda hissedecek şekilde tekrar edebilirsiniz.

 #  Renk terapisi : Meditasyon sırasında üçüncü göz çakrasını mavi tonlarda düşünmek faydalı olabilir. Siyah tıkanıklıkların uzaklaşarak mavi parlak bir ışığın açığa çıktığı ve bizi sardığı canlandırılabilir.

 #  Eterik Yağ Terapisi : Alın çakrası üzerine az miktarda eterik yağlar (lavanta, gül,sandal) sürülerek uygulama yapılabilir. Bu kokuların her birinin ayrı bir frekans yaydığı bilinmektedir.

 #  Şifa Taşı Terapisi : Amatist, lapis gibi indigo renkli taşların yaydığı frekansı nedeniyle üzerimizde bulundurmak bu taşların yaydığı enerjilerden altıncı çakramızın faydalanması için etkili olabilir.

5 Adet Yorum

  1. Konuyu anlatış tarzınız cidden çok iyi, okuduklarım uzun zaman aklımda kalıyor. emekleriniz için teşekkür ederim. Yolladığınız pdfler bitmek üzere. Teşekkürler.

  2. çok iyi anlatılmış detaylı bir şekilde anlatılışı mükemmel teşekkürler

    1. Teşekkür ederim. Üçüncü göz hakkında bir iki adet daha yazı yazmayı düşünüyordum bunu yazarken ama vakit bulamadığım için gerçekleştiremedim.

  3. BUNU YAZANİN ELLERİNDEN ÖPERİM <3

    1. Est. Biraz da olsa faydamız olabildiyse ne mutlu bize <3

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sitemizin alışveriş kısmı bakım aşamasındadır. En kısa sürede bitirmeye çalışıyoruz. Bu süreçte Blogumuza göz atabilirsiniz. İletişim bölümünden irtibat kurabilirsiniz. Kapat